SECDE

En büyük vesile: Secde

    Kıymetli Kardeşlerim!

     Rabb’imiz  Kur’an-ı Kerimde Şöyle Buyuruyor:

     “Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve O’na ulaşmaya vesile arayın” (Maide-5/35).

     Sohbetimizin konusu kulu Allah’a yaklaştıran vesileler ve bu vesilelerin en mühimlerinden olan secde hakkında olacaktır. Vesile, İbadet-ü Taat yaparken sünnet-i nebeviyyeye riayet etmektir. Vesile, Allah’ın arif kullarının sohbetinden istifade etmektir. İbadetin en büyüğü namazdır. Namazda, secdede iken şeytanın kula yaklaşmasına imkan yoktur. Secdede ölenler İmanla ölür. Secdede Dua edenlerin Duası kabul olur. Şeytan, evvelden secde etmediği için secde onun düşmanıdır, bu yüzden secdeye, secdede olan kula hiç yaklaşamaz. Bu yüzden secdeye devam edelim kardeşlerim, ibadete devam edelim. Oruç Allah’a vesiledir, tilavet-i Kur’an Allah’a vesiledir. Vesile, Allah’ın rızasını bulduracak ibadettir, ilimdir. Allah’ın rızasına götüren taatler sayesinde insan ruhani olarak terakki eder, kalben mutmain olur, maneviyattan feyz alır. Hakk’a kurbiyete liyakat kazanır.

     Acizlere yardım da vesiledir, dedik. Bir misal vereyim kendi hayatımdan: Çerkez köylerine gitmiştik. Dul kalmış bir yaşlı kadın vardı, onu ziyaret ettik. Bu vesile dolayısıyla çok feyizli günle geçirdik. Ne o kadını ne de oradaki feyizli anları unutabiliyorum. Birkaç yerde böyle haller zuhura gelmişti bende. Fakirlere yardım edildi mi, hemen böyle oluyor, kalp feraha kavuşuveriyor. Acizlere yardım Hz. Peygamber’in sünnet-i seniyyesidir. Peygamber Efendimiz (sav), kırbaları omzuna alır, gider; Medine’nin uzak yerlerinde ihtiyar kadınların leğenlerini doldururdu, Kadınlar sorarlardı. “Kimsiniz?” “Muhammed Mustafa” buyururdu. Alemlere Rahmet olarak halk olunan, mahşerde herkesin muhtaç olduğu, dulun yetimin hizmetini görüyordu. Garip gönlü almayı, yetim başı okşamayı ihmal etmeyelim. Allah aşkına.

     Geldik, kurbiyete en büyük vesileye. Bu kulun secde halidir. Bir Hadis-i Nebevide: “Kulun Rabb’ine manen en yakın bulunduğu an, secdeye kapanmış bulunduğu haldir.” Binâenaleyh, namaza niyaza devam edelim, duaya devam edelim. Geceleri hacet kapılarının ardına kadar açıldığı vakitlerde uzun uzun secdelere varalım. Umulur ki felaha kavuşuruz.

     Ebu Cehil, Fahr-i Kainat Muhammed Mustafa (sav) Kabe’de secde halinde iken mübarek enselerine basmak istedi fakat, Hz. Peygamber’e yaklaşamadı bile. O sırada Hz. Peygamber’e Alak Süresinin “Hiç şüphe yok ki insan, hakikaten müstağni görmekle azmıştır.” (Alak 96/6-7) ayetleri nazil oldu. “Secde et de yaklaş.” (Alak 96/19) ayetine gelince yeniden Fahr-i Kainat secde ettiler. Zalimin zulmünden korkmadılar. Allah da vesileler verdi, fütühat ihsan buyurdu. Müjdeler  gönderdi. Böyle zor anlarda, İ’lâ-yı Kelimetullah uğruna çaba harcayalım, sıkıntılara göğüs gerelim, secdelere kapanarak Dualar edelim.

     Hamd olsun alemlerin Rabb’i olan Allah’a.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*