RAMAZAN AYI VE KADİR GECESİNİN HÜKMÜ

RAMAZAN AYI VE KADİR GECESİNİN HÜKMÜ

RAMAZAN AYI VE KADİR GECESİNİN HÜKMÜ

 

     Ramazan ayı faziletlerle dolu bir aydır.

     İnsanlığın kararan ufkunu aydınlatan Kur’an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır. İslam’ın beş esasından biri olan oruç da bu aya tahsis edilmiştir.

     Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

     “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an indirilen aydır. Sizden bu aya yetişen, onda oruç tutsun. Kim hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. O, sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiği için, Allah’a tazim etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.” (2/Bakara, 185)

     Ramazan ayı ibadetler ayıdır. Bu ayda diğer aylardan farklı ve fazla olarak yaptığımız ibadetler vardır. Bunları şöylece özetleyebiliriz:

     1. Oruç Tutmak

     Oruç, dinimizin beş temel ibadetinden biri olup Ramazan ayında tutulur.

     2. Teravih Namazı

     Bu namaz, Ramazan gecelerini nurlandıran ve camilerimizin cemaatle dolup taşmasını sağlayan bir namazdır.

     Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

     “Her kim Ramazan-ı Şerif’in gecelerinde ibadetin sevabına inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Teravih namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, “Terâvih”, 1)

     3. Mukabele Okunması ve Kur’an-ı Kerim’in Hatmedilmesi

     Mukabele, herhangi bir kitabı birisinin okuması ve diğerlerinin dinlemesi demektir.

     Peygamberimiz ile Cebrail (a.s.), Ramazan gecelerinde nöbetleşe Kur’an-ı Kerim okur ve dinlerlerdi.

     Ashabın hafız ve âlim olanlarından Ubeyy b. Ka’b, Abdullah İbn Mes’ûd ve Mu’âz Ramazan’da Kur’an-ı Kerim’i hatmederlerdi. Hafız olmayanlar ise ezberlemiş olan sureleri okurlardı. Hanefi mezhebinin İmamı Ebû Hanîfe’nin  Ramazan ayında altmış bir kere Kur’an-ı Kerim’i baştan sona okuduğu rivayet edilmektedir. (Merâki’l-felâh)

     Ramazan’da camilerde mukabele okunması, Peygamberimiz ve Ashabı ile İslam büyüklerinin hayatlarından alınmış güzel âdetlerdir.

     Kadir Gecesi

     Gecelerin en feyizlisi Kadir gecesidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de adı geçen tek gece Kadir gecesidir.

     İnsanlık için bir hidayet kaynağı olan son kitap Kur’an-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.

     Yine bu gecede yapılan ibadet, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır.

     Aynı adı taşıyan surede şöyle buyrulmuştur:

     “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”  

     İmam-ı Buhârî’nin pek çok rivayetine göre Kadir gecesinin Ramazan’ın son on gecesinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü Peygamberimiz Ramazan’ın bu son on gününde Mescitte kurduğu küçük bir çadır içinde itikâfa girer, kendisini tamamıyla ibadete verirdi.

     Peygamberimizin içinde itikâfa girdiği bu çadırın bir Türk çadırı olduğu Müslim’in Ebû Saîd-i Hudrî’den yaptığı rivayetten anlaşılmaktadır. (Müslim, “Sıyâm”, 40)

     Peygamberimizin rastladığı Kadir geceleri hakkındaki rivayetler arasında 27’nci geceye ait olan rivayet, âlimlerin çoğunluğu tarafından tercih edilerek, bu gece Kadir gecesi olarak kutlana gelmiştir.

     Esasen zamanın iyi değerlendirilmesini bilen kimseler için her zaman Kadir gecesidir. Yeter ki insan, kendisini yaratan, sayısız nimet ve lütuflarda bulunan Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanma yolunda olsun.

     İlahi âşıklarından olan İbn Fâriz,

     “Dost ile her buluşma anı Cuma olduğu gibi, bütün geceler de – Hak tecelli ederse – Kadir gecesi olur” sözüyle bunu ne güzel ifade etmiştir.

     Kadir gecesinin ibadetle değerlendirilmesi büyük bir kazançtır. Çünkü bu gecede yapılan ibadet bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır.

     Bu geceye mahsus bir ibadet yoktur. Bu gecede yapılacak olan, Kur’an okumak, namaz kılmak, dua etmek, günahlardan tevbe ve istiğfar etmektir. Hz. Âişe’den rivayet olunduğuna göre Peygamberimiz, Ramazan gecelerini bu çeşit ibadetlerle değerlendirirdi.

     Üzerinde namaz borcu olan kimsenin bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur.

     Hz Âişe (r.a.), Peygamberimizden sordu:

     – Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesine tesadüf edersem nasıl dua edeyim? Peygamberimiz;

     – Allahım, sen affedicisin, affetmeyi seversin beni de affeyle, diye dua et, buyurdu. (İbn Mâce, “Du’a”, 5)

     Gece ile ilgili olarak Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

     “Kim, faziletine inanarak ve ecrini umarak Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları mağfiret olunur.” (Buhârî, “Terâvih”, 2)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*