KUR’AN’DA VELİ KELİMESİ VE VELİLİK

KUR’AN’DA VELİ KELİMESİ VE VELİLİK

     VELİ KELİMESİNİN MAHİYETİ

     “Veli” kelimesi, dini bir kavramdır. Gerek sözlük gerekse terim manası itibariyle geniş kapsamlıdır. Dil bilimcilerinin verdikleri bilgileri dikkate aldığımızda, veli kelimesinin “dost, yardımcı, müttefik, sırdaş, vasi, koruyucu, gözetici, idareci, sultan, melik ve otorite” gibi manalara geldiğini görüyoruz.

     KUR’AN VE SÜNNET’TE VELİ KELİMESİNİN KULLANILIŞI

     Kelime, Kur’an-ı Kerim’de müfred (tekil) olarak 24, çoğul olarak da 62 yerde olmak üzere toplam 86 ayette geçmektedir. Kur’an-ı Kerim incelendiğinde “Veli” kelimesinin bu ayetlerde, yukarıda sözü edilen manaların tamamını içerdiğini görmekteyiz.

     “Veli” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de hem Allah hem de diğer varlıklar için kullanılır. Kelime Allah için kullanıldığında “dost, yardımcı, işleri yürüten” anlamlarını belirtir. Allah’ın “esma-i hüsna“sından biri de el-Veliy’dir. Allah’ın velilik niteliği, Kur’an-ı Kerim’de çeşitli ayetlerde dile getirilir. Bu ayetlerde anlatıldığı üzere Allah (cc):

     “İman edenleri karanlıklardan aydınlığa çıkaran”, “Mülkünde, kudret ve yüceliğinde ortağı olmayan ve korumanın kaynağı olan”, “Rahmetini yayan, dostunu yücelten”, “Göklerin ve yerin Yaratıcısı”, “Kitab-ı indiren, barışseverleri kollayıp gözeten”, “Yalnız dünyaya değil, ahirette de bizi kucaklayan sonsuz vefalı” bir velidir. Yani dost, yardımcı, işleri yürüten’dir.

     Kur’an-ı Kerim’de “Veli” kelimesi mu’minler için kullanıldığında ise iki anlama gelir. Birinci anlam, işlerini Allah’ın gördüğü, kendisine bırakmadığı kimse anlamıdır. “O salih kimselere velilik eder, işlerini yönetir” ayetindeki velilik, bu anlamdadır. İkinci anlam ise, Allah’a karşı ibadet ve taat üzere olan kimseyi dile getirir. Bu anlamda “her mü’min ve muttaki insan velidir.” Kur’an-ı Kerim’de bu şöyle zikredilir:

     “İyi bilin ki, Allah’ın veli kullarına korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir…” “Onlar Allah’a inanmış ve O’na karşı gelmekten sakınmışlardır.” “Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte büyük kurtuluş budur.”

     Başka bir ayette bu anlamdaki veli, ayrıntılı biçimde şöyle açıklanır:

     “…Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitab’a ve Peygamberlere inandı; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlarsa, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan (köle ve esir)’lere harcadı; namazı kıldı, zekatı verdi. Anlaşma yaptıkları zaman anlaşmalarını yerine getirenler; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır, muttakiler de onlardır.”

     Kur’an-ı Kerim’e göre velilik ve veli edinme, mü’minin ilişkilerinin yönünü belirler. Gerçek, değişmez ve mutlak veli Allah’tır. “Velilik yalnız Allah’a aittir. Mü’minlerin velisi ancak Allah’tır. Bu sebeple mü’minler Allah’ı veli edinmelidirler. Mü’minlerin Allah’tan başka velileri dost edinip sevgi duydukları ise, melekler, Allah Rasulü ve diğer Mü’minlerdir.

     Kur’an, mü’minlerin kimleri veli/dost edinmeleri gerektiğini de açıklar. Mesela; Mü’minler şeytanı veli edinemezler. Onu veli edinen tam bir hüsrana gömülür. Şeytanı veli edinenler, hesap gününde onun dışında bir dost bulamazlar. Şeytanlar kafirlerin velisidirler. Mü’minler küfre batan kişileri de veli edinemezler. Edinirlerse, izzet yerine zillete düşerler. Yahudiler ve Hristiyanlar da mü’minlerin veli edinemeyecekleri kimselerdir. Bunlar, mü’minlerin dinlerini eğlence ve alay konusu edinirler. İmana karşı küfrü seviyorlarsa, mü’minler baba ve kardeşlerini bile veli edinemezler. Hadis külliyatında da aynı manaları içeren pek çok hadis bulunmaktadır.

     TASAVVUFİ AÇIDAN VELİLİK

     

     İlk mutasavvıflar, tasavvufi anlamdaki Veli’yi, Kur’andaki iki kullanımdan yola çıkarak, Allah’ı dost edinen ve O’nun tarafından dost edinerek korunan kişi olarak tanımladılar. Mutasavvıflar ısrarla Allah için dostluk kurmayı tavsiye etmiş ve bu maksatla kurulan dostluklara büyük önem vermişlerdir. Tasavvufi eserlerin çoğunda “Adabü’s-suhbe, Adabü’l-uhuvve” vb. başlıklar altında tasavvufi dostlukların adab ve erkanını ayrıntılı olarak işleyen bölümler bulunmaktadır.

     Mutasavvıfların ıstılahında “Veli” kelimesinin “dost ve yardımcı” manası öne çıkarak şöhret bulmuş; “Allah’ı seven, dost edinen, O’nun tarafından dost edinen” manasında kullanılmıştır. Mesela, sufilerden Maruf el-Kerhi, kendisine “velinin alameti” sorulunca, üçtür diye cevap vermiş ve bunları şöyle sıralamıştır: “Düşünceleri Allah içindir, meşguliyetleri O’nun iledir, kaçışları ve ilticaları da O’nadır.”

     Sevgide “dostluk makamı“, sevginin mükemmelliğini ifade eden bir makamdır. Bu makamda sevenin kalbinde sevgilisi dışındaki hiçbir varlığa yer kalmaz. Bu makam, sevgide hiçbir şekilde ortaklığı kabul etmeyen bir makamdır ve sadece “halileyn”e/Hz. İbrahim (as) ile Hz. Muhammed’e (Sav) hastır. Bir hadiste şöyle ifade edilmiştir: “Allah (cc), İbrahim’i dost edindiği gibi beni de dost edinmiştir.”

     “İşin özü Allah’ı arzulamak, O’nun rızasını talep etmek, çeşitli vesilelerle O’na yaklaşmaya çalışmak ve O’na kavuşmayı şiddetle arzulamaktır. Eğer kul böyle bir arzu taşımıyorsa, o zaman bunun yerine Cenneti, oradaki nimetleri, Allah’ın kendi dostları için orada hazırlamış olduğu şeyleri arzulamalıdır. Eğer böyle bir kaygı da taşımıyorsa, en azından ateşten ve Allah’ın kendisine karşı gelenler için Cehennemde hazırlamış olduğu şeylerden korkmalıdır.”

     Sonuç olarak Peygamberimizin şu hadis-i şerifini hatırlayalım:

     “Rab olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı ve Peygamber olarak Hz. Muhammed Mustafa’yı (Sav) kabul etmiş olan kimse imanın tadını tatmıştır.”

     Kur’an ve Sünnet’in bahsettiği Veli kelimesi kullar için kullanıldığında: “Allah’a ibadet ve taat üzere olan, muttaki kimseyi” ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de böyle mü’minler için şu müjde verilmektedir:

     “İyi bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur. onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar Allah’a inanmış ve O’na karşı gelmekten sakınmışlardır. Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük kurtuluş!.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*