İSLAMİ KONULAR

İSLAMİ KONULAR

     SÖYLEŞİ

     Kıymetli Mü’minler! İnsanoğlunun Tarihsel gelişim sürecine göz attığımızda, sürekli birbirleriyle münakaşa içerisinde olmuşlar ve güzel ve çirkin hadiselerle karşı karşıya kalmışlardır. İslam ve İslam içerikli konuların İnsanlar arasında paylaşılması, anlatılması yoluyla insanlar çirkin ve kötü hadiseleri terk edip Allah yolunda fikir sahibi olup hayatlarına aktarma fırsatı bulmuşlardır.

     Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeryüze geldiğinde, insanlığın vahşet ve cahilce yapmış oldukları geleneklerin (söz ve eylemlerin) yavaşça zaman içerisinde önüne geçilmiş olup, İslamın tanıtılmasıyla da İnsanlar kendi öz ve Fıtratını tanıma ve yakalama erişkinliğinin bilincine varmışlardır. Nitekim İslami konular ile karşılıklı anlatma ve aktarma düşüncesiyle İnsanlığın yüreğine İman ve İhlas kavramlarını da nakşetmişlerdir.

     İslami konular ile kalbin zuhur edilmesi ve nakşi, çevremize doğru bir yönde yön vermekle birlikte, gelecek nesillere de doğru bir şekilde anlatımının yapılmasını ve aktarımın tam olması İnsanlığı sapkınlıktan alıkoyma yönünde ciddi anlamda etkileyecektir. Sapkınlıktan uzak ve hayırlı nesillere yelken ve kanat açma geleneğini de İslami konular ve İslami sohbet bilinciyle aşılamalıyız.

     İslami konular ve İslami sohbeti karşılıklı günlük hayatımıza aktarmalı, istişare edilenleri hayatımızın her alanına zuhur etme bilincini taşımamız gerekir. Kur’an-ı Kerim, Peygamber efendimizin Hayatı ve O’nun Sünnetleri hayatımızın her alanını kaplamalı ve çepeçevre sarmalıdır. Bizi Kâmil bir Müslümanlığa götürecek tek yolun bunlar olmasını bilmeliyiz. Kâmil bir Mü’min aynı zamanda doğru, güvenilir (emin), sadakatli, ağırbaşlı, fedakar ve Allah korkusuyla iç içe yaşayan kimsedir. Kâmil bir Mü’min olmanın yolu, Allah’ı tanımaktan geçer. Bizler Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimize ne kadar yaklaşırsak, unutmamalıyız ki Allah (Celle ve Celaluhu)’na da o derece yaklaşmış oluruz. İslami konular ile bunu pekiştirmemiz gerekir. Bir Mü’min olarak din sohbetlerine katılıp İslami konuları, Peygamber efendimiz zamanında yaşanan örnekleri insanlara Tebliğ etmemiz gerekir. İslami konular bizi gerçek hayata ve yaşama sıkı sıkıya bağlar ve münafık alametlerine uymaktan da alıkoyar. Çünkü Münafıklık alametleri; yalan söylemek, emanete hıyanetlik yapmak, sözünde durmamak.. vb. gibi eylemlerin bilakis aksine tam tersi Mü’min bir insanın eylemleridir. İslami konular ve Din sohbeti konuları ile bu duyarlılığın hazimetini kalplerimize nakşedip hezeyana uğrayan kullardan olmamaya önem vermek gerekir.

     İslami konular ve dini sohbetlere katılarak kendimizi dinamik, yeni bir nesil, adeta yeniden doğmuş bir kişilik şahsiyetine de ulaştırmamız mümkündür. Nasıl ki bir insan hiç namaz kılmıyor ve hayatında ilk kez namaz kılma şerefine mazhar olup kendini farklı duygulara kaptırıp, yeniden doğmuş gibi bir eda uyandırıyorsa insanda; İslami konular ve dini sohbetlere katılarak da bu vesileyi kendimizde bulabilmemiz çok kolaydır. Çünkü İslam dini pak ve arınma dinidir aynı zamanda. Yine aynı zamanda gönül limanını Allah sevgisiyle kuşatıp yanlış ve Bid’atlere kapılmama dinidir. Bizi Biz yapan yüksek maneviyat iklimidir. Doğanın ve evrenin mukaddes hayatının başlangıcının nizamıdır İslam. Buna paralel olarak İslami konularla bir Mü’min gibi davranma ve anlatmak da bizim boynumuzun borcudur.

     Ahir zamana doğru yol alıp giderken ve gün geçmesin ki biraz daha kötüleşen insan dünyasındaki bu hayat ve bu yaşama yön veren insanoğlu ne yazık ki İnsan fıtratını bozmakla kalmıyor, dünyayı da kendi yaptığı silahlarla değiştirip, daha kötü bir nizam almasına yön veriyor. Böylesi bir zaman akıbetine kayıp giderken, bazı insanların Allah korkusu ve onların yüzü suyu hürmetine halen bu dünyada yaşıyor olmamıza Şükretmemiz gerekir. Manevi ihlas ve Allah yolunda hizmet eden bunun için de Tüm insanlık için Dua eden nice gönül dostları ve Müslüman kardeşlerimiz vardır. Vurdumduymazlık, kibir (hased, kıskançlık), ben merkezcil yaşamak İslam‘a ağır darbe vuran düşünce stillerindendir. Bana değmeyen yılan 100 yıl yaşasın zihniyetinden arınmak gerekir. Nitekim bu Allah’ı unutmaya ve ondan uzaklaşmaya aynı zamanda Peygamber efendimizin sünnetlerine de riayet etmemek demektir ki bunun akıbeti felakettir. Felaketlerden uzak, hayırlı ve güzel bir gelecek ve nesil bırakmak istiyorsak, önce kendimizden başlamasını bilmeliyiz. Kendimizi doğru ve Kâmil bir Müslüman olarak yetiştirmeli, vurdumduymaz olmamalıyız. İmanı kuvvetli, başı ve omzu dik olan Mü’minler olmalıyız.

     Hayırlı Mü’min İslam konuları ve din sohbetlerine iştirak ederek daha fazla bilgi birikimi kazanır. İslami konularla diğer insanların zihnine bir ışık ve aydınlık erbabı olur. Doğru Mü’min dini sohbetlerle, okuyup anlama ve bilim adına hizmet veren kimsedir. İslami sohbet ve dini sohbetleri araştırmaktan sakınan, aklına dahi gelmeyen insanın uyanması ve gaflete dalmaması gerekir. Çünkü onun gafletinin asıl öldükten sonra Kıyameti başladığını bilmelidir.

     Rabbim.. Hayırlı, imanlı ve Salih amel işleyen kulların zümresine bizleri dahil eyler İnşallah (Amin)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*