Değerler Eğitimi ve Dünyamız

     Var mısınız kendinizi yenilemeye!… Yeni bir insan, iyi bir insan olmaya!.. İyi insan olabilmek için değerleri öğrenmek ve onlara uymak gerekir. Değerlere sahip insan, değerli insandır.

  “Ahlakın olmadığı bir yerde kanunlar hiçbir şey yapamaz” (Napoleon)

    “Uzun yaşamak için değil, doğru yaşamak için çabalamalıyız.” (Seneca)

    Değer, erdem, ahlak ve etik birbiriyle ilişkili, birbirlerine yakın kavramlardır.

    Değerin sözlük karşılığı, “kıymet, önem”dir. Değerler neyin iyi ve istenen, neyin kötü ve istenmeyen olduğunu gösteren ölçütlerdir; doğru ve yanlışı ayırmamıza yardımcı olur; davranışlarımıza yön verir.

    Değerler, normlara kaynaklık eder. Örneğin; değerler hırsızlığın yanlış ve yapılmaması gereken bir iş olduğunu belirtirken; normlar, hırsızlığı yasaklar ve hırsızlık yapanı cezalandırır.

    Ahlak, neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu belirten davranışsal ilkelerdir.

    Etik, meslek alanında sorumluluk bilinci ile nelerin yapılabileceğini ve nelerin yapılamayacağını gösteren ilkelerdir. Etik, daha çok mesleklerle, mesleki alanla ilgilidir; ahlaka göre dar bir alana ve anlama sahiptir. Ahlak daha geneldir.

    Karakter, insanın davranış (tepki) biçimidir, kişilik özelliğidir; kişiliğin parçasıdır. Karakter toplumsal çevrenin etkisiyle, öğrenilme yoluyla kazanılır. Bireyin nerede, nasıl tepki verdiği, nasıl davrandığı onun karakteridir. Kimlere “karaktersiz” diyoruz?… Davranışları düzgün (uygun) olmayan, tutarsız davranışlar gösteren, inandığı, söylediği ve yaptığı birbirine uymayan kişilere karaktersiz diyoruz; değil mi? Karakter eğitimi, belirli değerlerin kazandırılmasıyla gerçekleşir. Bu bakımdan değerler eğitimi, aynı zamanda karakter eğitimidir. Karakterli insan davranışı, değerlere ve ahlaka uygundur.

    Farabi’nin, “Erdemli Şehir” adlı bir hayali vardı. Ona göre devlet ve aile, bireyleri eğiterek, “iyi insanlar” yapabilirse bu iyi insanlar mahalleyi, iyi mahalleler iyi şehri, iyi şehirler… iyi dünyayı oluşturacaktır. Farabi’ye göre daha iyi bir dünya mümkündür ve bunun yolu, eğitimdir; değerler ve ahlak eğitimidir.

    Toplumsal değerler, yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik eder, toplumda birlik ve beraberliği, düzeni sağlar, dağılma ve çözülmeyi önler.

    İnsan sadece öğrenen, öğreten, çalışan ve üreten bir varlık değildir. İnsandan sadece çalışmasını ve üretmesini beklemek, onu “sermaye”, makine yerine koymaktır; bu tavır insanı, “insanlık”tan uzaklaştırmaktır; doğru bir tavır değildir.

    Eğitim sadece bilgi aktarmak, bilgi kazandırmak değildir; olmalıdır da! Eğitim aynı zamanda, davranış kazandırmak, yeni davranışlar edindirmektir. “Sadece okumakla, diploma ile “adam (insan)” olunmuyor”, sistemini çokça işitmiyor muyuz?… Eğitim, başarılı olduğu kadar iyi, erdemli insan yetiştirmeyi hedeflemelidir.

    Kuralsız bir yaşam olur mu veya kuralsız bir yaşam, iyi midir?   Asla değil!.. Hayat sadece para, makam, şöhret, zevk, yakışıklılık, güzellikten ibaret değildir. Aşırı (sınırsız) özgürlük, bireylere ve topluma zarar verir, toplumsal düzeni sarsar; sorumsuzluğa hatta ahlaksızlığa dönüşür. Aşırı özgürlük, huzursuzluğa, çatışmalara yol açar; bu bakımdan, özgürlüğün aşırısı pek istenmez, kabul görmez.

    Günümüzde insanlık, adeta “normal”i kaybetmek üzere! Toplumda şiddet, yaralama, cinayet, yalancılık, hırsızlık, dolandırıcılık, argo ve küfürlü konuşma, intiharlar… yaşanıyorsa, acilen ve ciddiyetle, değerler eğitimine ihtiyaç vardır.

                            İNSANLIĞA İHTİYACIMIZ VAR

    Suçu ve kötülüğü önlemenin en iyi yolu, değerler ve ahlak eğitimini gerçekleştirebilmektir. Günümüzde insanlığın, “insanlığa” ihtiyacı vardır.

    Değerler, bireylere rehberlik eder, bireylerin nasıl davranmaları gerektiğini gösterir ve onları sosyalleştirir; insanın, insana saygılı olmasını sağlar. Değerler, hayatın düzenlenmesi ve toplumun huzuru için gereken ölçütlerdir. Değerler ve ahlak kuralları, doğru davranışları göstererek insana adaletli, barışçıl, huzurlu bir dünyada yaşama imkanı verir.

    Değerlere bağlı olmayan bir insan,  başarılı bir insan olabilir; ancak iyi bir insan olamaz. Toplumların, başarılı insanlara ihtiyacı olduğu kadar iyi insanlara da ihtiyacı vardır. İyi insan, değerlere bağlı ve saygılı insandır. Değerlere uygun davranan insan, saygın insandır; güvenilir, sevilen, örnek alınan ve örnek gösterilen insandır. Değerler, insana değer katar.

    Değerlere karşı çıkmak , onların gereksizliğini savunmak, anarşizmdir; karmaşaya, huzursuzluğa, düzensizliğe yol açar. Değerlere karşı gelmek, toplumsal düzene karşı gelmektir. Bu, doğru bir tavır değildir ve hoş karşılanmaz. Toplumların çöküş sebeplerinden biri de ahlakın bozulması, değerlerin yozlaşması ve ortadan kalkmasıdır. Bir toplumun çökmesini istiyorsanız; o toplumun ahlak ve değerler sistemini bozmanız yeterlidir. Peki, ahlakın ve değerlerin aşınması, toplumun dağılması kimi memnun eder? O toplumun düşmanlarını değil mi !

    Dünya, bazılarının söylediği gibi / kadar kötü değil! Dünya, değerlerle güzeldir, değerlerle güzelleşir. Güzel bir dünya olmasını istiyorsanız, değerleri yaşayın ve yaşatın.

    Değerler eğitimi, vazgeçilebilecek lüks bir şey değildir. Geleceğimizin büyükleri olan, toplumların yarınları olan çocuklarımızın, asgari düzeyde de olsa, bazı değerlere sahip olması gerekir ve beklenir. Daha iyi bir insan olmak mümkündür.

    Değerlere sahip çıkıp, hayırlı insan olma Temennilerimle…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*