Çocuk ve Vatan Sevgisinin Önemi

Çocuk ve Vatan Sevgisinin Önemi

     İlkokul çocukları dünyada birçok ülkeler olduğunu, her ülkenin değişik bayrağı, dili ve dini olduğunu bilir. İlkokul öncesi çocuklarda işin içinden tam çıkmasa da her milletin kendi sınırları bulunan bir toprağı olduğunu kavramıştır.

     Vatan ve Bayrak sevgisi, ailenin çocuğa vermiş olduğu eğitim ile şekillenir ve yön bulur. Dolayısı ile “Ben şehit olacağım, beni boşuna beklemeyin.” diye askere giden ve gerçekten de şehitlik mertebesine ulaşan evlatlar vardır.

     Çocuklarımıza sağlıklı bir vatan sevgisi vermeliyiz, bunun için aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekir:

     Sevmek; korumak demektir. Cennet vatanımızın cennet kalmasını istiyor isek; her şeyden önce çevremizi temiz tutmayı ve korumayı çocuklarımıza öğretmeliyiz. Örneğin; yerlere çöp atmamalı, piknikte ağaç ve çiçeklere zarar vermemeli, denizimizi kirletmemeli ve bunu çocuklarımıza aşılamalıyız.

     Türkiye neresi? Çocuklarımıza ülkemizi mümkünse görsel bir şekilde tanıtmalıyız. Örneğin; ilkokula giden bir çocuk rahatlıkla Türkiye’yi  bir dünya haritasında bulabilmelidir.

     Bayrağımızı tanıtmalıyız. Dört yaşındaki bir çocuk rahatlıkla Türk Bayrağını tanıyabilir. Türk Bayrağının üzerindeki hilali, yıldızı ve kırmızı rengin ne anlama geldiğini izah etmeliyiz. Bayrağa hürmeti ve manevi değerini, onu çiğnemenin ne kadar büyük bir cürüm olduğunu çocuklarımıza aşılamalıyız.

     Mehmetçik, şehit, gazi gibi kavramları çocuklarımıza anlatmalıyız. Gazi’nin ne demek olduğunu, onlara hürmeti ve saygıyı öğretmeliyiz.

     Çocuklarımız en azından TV kahramanları kadar tarihimizin gerçek kahramanlarını ve atalarını tanımalıdır. Unutmayınız! Hangi kahramanlar sizin günlük hayatınızdaki sohbetlerinizde yer alıyor ise, çocuklarınız da daha çok o kahramanlardan etkilenecektir. Bunun için çocuklarımıza kahramanlık hikayeleri okumalı ve okutmalıyız. (Günümüzde bu konu ile ilgili CD’ler de var.)

     Çocuklarımıza İstiklal Marşı’mızın hangi şartlarda yazıldığını öğretmeli, mümkünse tamamını ezberletmeliyiz.

     “Yuvayı dişi kuş yapar” demişler. Vatanımızı milyonlarca yuvanın barındığı bir büyük yuva olarak düşünür isek, bu büyük yuvamızda annelere düşen vazifenin büyüklüğü de anlaşılacaktır. Unutmayınız ki geçtiğimiz yüzyılın başındaki büyük badireleri yavrularını şehit olmak için cepheye gönderen analar sayesinde atlattık. Anne yüreği, böyle ulvi bir gaye olmasa evladından vazgeçmesi mümkün müdür? Böyle bir annenin evladı bu vatan için canını vermekten çekinir mi?

     Evet sınırlarda nöbet tutanlar, vücutlarını düşmana karşı siper edenler mücahitlerdir. Fakat hiç şüphesiz onları heveslendiren, yüreklendiren, “Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var..!” diyerek cepheye koşar iken.. arkada kalanlara “Allah’ın verdiği canı Allah’tan başkası alamaz! Sizin gönlünüz rahat olsun!” diyenlerin arkasında onları yetiştiren mücahideler (analar) vardır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*