BEKLENEN MEHDİ (A.S)

BEKLENEN MEHDİ (A.S)

     Mehdi Aleyhisselam, Fatıma Radıyallahu Anha’nın evlatlarındandır.

     Said b. Müseyyeb (R.anh) anlatıyor: “Bir gün Ümmi Seleme’nin (R.anh) yanında Mehdi Aleyhisselam hakkında karşılıklı konuşuyorduk, Ümmi Seleme (R.anh), Rasulüllah Aleyhisselatü Vesselam’dan şöyle duyduğunu söyledi: “Mehdi Fatıma’nın evlatlarındandır.”

     Mehdi Aleyhisselam’ın Hz. Hasan’ın (R.anh) soyundan olmasındaki ince bir noktaya işaret eden İbni Kayyım Rahmetullahi aleyh şunları ifade etmektedir: “Üçüncü söz: Mehdi Aleyhisselam’ın Nebi Aleyhisselatü ve’s-selam’ın Ehl-i Beyt’inden ve Hasan b. Ali’nin (R.anh) evladı olup ahir zamanda ortaya çıkacağıdır. (O gelmeden) yeryüzü, zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi o da dünyaya adalet ve eşitlik doldurur. Bu görüşe delalet eden hadisler çoktur. Mehdi’nin (Aleyhisselam) Hz. Hasan’ın (R.anh) hilafeti Allah rızası için terk ettiği için Allah, Hz. Hasan’ın evladından birini, yeryüzünün doldurulacağı adaleti içine alan hak hilafeti ikame edecek olan kişi kılmaktadır. Bu hal Allah’ın kulları arasındaki bir sünnetidir. Şüphesiz kim onun rızası için bir şeyi terk ederse Allah ona veya onun zürriyetine ondan daha üstününü verir.”

     Yaşadığı Ülke-Şehir-Köy

     Mehdi Aleyhisselam’ın doğum yeri Medine-i Münevvere’dir. Heytemi, Mehdi Aleyhisselam’ın yaşadığı köy ile ilgili olarak şu rivayeti aktarmaktadır: “Mehdi, Kür’a denilen bir köyden çıkar.

     Hilafet İçin Hazırlanması

     Hz. Ali Kerramellahu veche’den rivayetle Rasulüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Mehdi bizdendir. Ehl-i Beyt’tendir. Allah onu bir gecede ıslah eder.

     Bu hadis-i şerifte zikredilen; “bir gecede ıslah eder/hazırlar”dan maksat iki manaya muhtemeldir;

     1-) Allah Teala onu halifelik için bir gecede hazırlar ve düzeltir.

     2-) Mehdi Aleyhisselam’ın  hilafet noktasındaki bazı eksiklikleri bir gecede düzeltilecektir.

     Şüphesiz Allah Teala her şeye kadirdir.

     Şemâili

     Mehdi Aleyhisselam’ın özelliklerini Rasulüllah (Sav) açıklamıştır. Fiziki olarak Rasulüllah Aleyhisselatü ve’s-selam’a benzemeyecek ancak, ahlakta onun gibi olacaktır. Yüz siması ise, alnı açık burnu hafif kambur bir şekildedir. Ebu Said el-Hudri’den (R.anh) rivayetle Resulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam şöyle buyurmuştur: “Sonra Mehdi bendendir. Alnı açık, parlak, burnu kamburdur. Yeryüzüne önceden zulüm ve haksızlık doldurulduğu gibi o da eşitlik ve adalet doldurur. Yedi yıl idareci olur.” Katâde (R.anh), Abdullah b. Haris’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Mehdi Aleyhisselam, ortaya çıktığında İsrail oğullarından bir adam gibi olup kırk yaşında olacaktır.” Ebu’t-Tufeyl (R.anh) anlatıyor: Rasulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam, Mehdi Aleyhisselam’ın vasıflarından şöylece bahsetti: “Onun dilinde bir ağırlık vardır; konuşmak ona zor gelince sağ eli ile sol kalçasına vuracak ve onun adı Benim adım, babasının adı da Babamın adıdır.” diye zikretti.

     İdare Süresi

     Ebu Said el-Hudri’den (R.anh) rivayetle Resulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam şöyle buyurmuştur:

     “Ümmetimin içinde “Mehdi” olacak. Onun ömrü (idareye geldikten sonra) uzun veya kısa olsa; yedi, sekiz sene veya dokuz sene olacaktır. Yeryüzüne eşitlik ve adalet dolduracak. Yer (onun döneminde) nebatını bitirecek, gök de yağmurunu indirecektir.”

     Mehdi Aleyhisselam’ın Gelmesi Kesindir

     Mehdi Aleyhisselam’ın gelmesinin kati olduğunu ifade eden birçok rivayet vardır. Bunlardan birinde Hz. Ali’den (R.anh) rivayetle Nebi Aleyhisselatü ve’s-selam şöyle buyurmuştur: “Şayet zamandan sadece bir gün kalsa bile Allah (cc), Benim ehl-i beytimden, dünyaya, önceden zulüm doldurulduğu gibi adaleti dolduracak olan bir adamı mutlaka gönderecektir.

     Abdullah Radıyallahu anh’dan gelen bir rivayette de; “Ehl-i beytimden ismi ismime uyan bir adam gelmeden kıyamet kopmayacak” demiştir.

     Mehdi Aleyhisselam’ın Zuhur Alametleri

     

     Mehdi Aleyhisselam’ın zuhur döneminin şu veya bu tarih olduğunu söylemek imkanımız dahilinde değildir. Ancak onun döneminin genel özelliklerini belirten rivayetler teyakkuz halinde olmayı husule getirecektir.

     Zulmün ve haksızlığın dünyaya hakim derecede yayıldığı ve arttığı bir dönem onun zuhur döneminin işaretlerinden başta gelendir. Ümmetin idarecileri tarafından benzerine rastlanmamış şiddetli belalara maruz kalmaları, yeryüzü dar gelecek şekilde mânen sarsılmaları, zulüm ve haksızlığın olmadığı bir sığınağı dahi bulamamaları onun geleceği dönemin alametleri arasında zikredilmiştir. Mehdi Aleyhisselam bu dönemde gelir ve haksızlık ve zulmü bertaraf ederek adaleti ve eşitliği doldurur. Şam yöresinde bir fitne baş gösterir, evveli çocuk oyunu gibidir. Bir yandan dinse diğer taraftan büyür ve bu fitne Mehdi Aleyhisselam’ın zuhuruna kadar devam eder. İnsanların kurtuluş kapıları aradıkları bir dönemde insanlar kurtuluşun âl-i Muhammed’de/Resulüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in neslinde olduğunu bilirler ve dillerinde Mehdi Aleyhisselam çok konuşulmaya başlar, öyle ki, çıkış olarak başka hiçbir şeyin konuşulmadığı bir dönem onun ayak seslerinin hissedileceği dönem olarak kayıtlarda zikredilmiştir. Hz. Ali Radıyallahu Anh’ın Mehdi Aleyhisselam’ın gelmesine yakın dönemi tasvir eden konuşmasında söyledikleri ümmetin halini anlatmaktadır: “Bu şahıs ahir zamanda çıkacak. Bir adam ‘Allah, Allah’ dediği için öldürülür de Allah Teala onun için bulut parçaları gibi parça parça toplulukları bir araya getirir ve kalplerinin arasına sevgi koyar; öyle ki hiçbir kişiye yabancılık hissetmezler ve (kendilerine katılan) hiçbir insan sebebi ile de sevinmezler…” Hz. Ali Radıyallahu anh’ın bu kavli, ümmetin parçalandığı, zulüm ve haksızlıklara maruz kaldıkları ve ümitlerin tükenmeye yüz tuttuğu bir dönemde Mehdi Aleyhisselam’ın zuhur edeceğini bildirmektedir.

    Ahir zamanın ahvalini anlatan bir başka sahabe Ebu Said el-Hudri Radıyallahu anh ise, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle nakletmektedir: “Ümmetin başına bir bela gelecek, öyle bir adam zulümden kaçıp kurtulacağı tek bir sığınak dahi bulamayacak. Bunun üzerine Allah Teala benim nesebimden ve ehl-i beytimden, dünya zulüm ve haksızlık ile dolduğu gibi onu dalalet ve eşitlik ile dolduracak bir adamı gönderecek. O adamdan yer ve gök sakinlerinin hepsi razı olacak. Gök yağmurunu esirgemeyecek, sağanak sağanak akıtacak. Diriler ölüleri temenni edecek hale gelecekler kadar yer nebatı verecek. Bu halde yedi veya sekiz veya da dokuz yıl idareci kalacaktır.

     Rasulüllah (Sav), ümmetin haline atıf yaparak şöyle buyurmaktadır:

     “Sizi, insanların ihtilaf ve sarsıntılar içinde oldukları bir dönemde ümmetimin içinden gönderilecek Mehdi Aleyhisselam ile müjdeliyorum… Malı insanlar arasında eşitlikle dağıtır. Allah Teala, Ümmet-i Muhammed’in kalplerine kanaat doldurur ve adalet onları öylesine kuşatır ki bir münadi “mala ihtiyacı olan kim var?” der de bir adamdan başkası kalkmaz…

     Mehdi Aleyhisselam’ın zuhur dönemine doğru ümmetin yaşayacağı bir bela da yalancı Peygamberlerin sayısının giderek artacak olmasıdır. Bu konu Deccal konusu içerisinde ayrıca zikredilecek bir konu olmakla birlikte bizim konumuz açısından da önemlidir. Abdullah b. Ömer (R.anh), Rasulüllah’ım (Sav) şöyle buyurduğunu nakletmektedir;

     “Benim evladım Mehdi çıkmadan kıyamet kopmaz, Mehdi Aleyhisselam ise hepsi de ‘ben peygamberim’ diyen altmış yalancı ortaya çıkmadan zuhur etmeyecektir.”

     Suçsuz insanların öldürüldüğü anlar onun zuhuruna yaklaşıldığını anlatmaktadır. “Suçsuz bir insanın öldürülme anında yerde ve gökte olan her şey gazaba gelir. Bazı insanlar Mehdi Aleyhisselam’a gelirler ve onu zifaf gecesine hazırlanan bir damat gibi görevine hazırlarlar… Ümmet onun velayetinde (idareciliğinde) önceden görmediği nimete erecektir.

     Mehdi Aleyhisselam’ın geleceği dönemdeki bu nefs-i zekiyye (temiz şahsiyetli kişi) dinine ve imanına bağlı insanlardır. ‘Bu dönemde dinini yaşamaya sabır gösteren bir kişi ateşten bir parçayı elinde tutan gibidir.

   ZUHURUNUN BAŞLANGICINDA VAKİ OLACAK HADİSELERDEN BAZILARI

     Zulmün ve haksızlığın her türlü şeklinin işlendiği bir dönemde Mehdi Aleyhisselam zuhur eder. Bu zuhurun başlangıcı ile alakalı rivayetlerde, ortaya çıkışı şöyle ifade edilmektedir.

     1-) Allah Teala onu bir gecede vazifesine hazır hale getirir. Burada zikredilen bir gecedeki tamamlama makalemizin sibâkında; ondaki bazı noksanlıkların bir gecede tamamlanması ve vazifesini yapacak ilhami bilgilerin ikram edilmesi olarak aktarıldı.

     2-) İhtilaftan sonra insanların arasını, Allah Teala bir araya getirir. Birbirlerini tanımayan insanlar Mevla Teala’nın yaratması ile birbirlerini severler ve üflet ederler. Öyle ki hiçbir insan diğerine yabancılık duymayacak halde samimi ve huzur dolu bir toplum meydana gelir. Bu ilk zuhur döneminde Mehdi Aleyhisselam’a teveccüh eden kişi sayısı fazla kabarık olmayıp aksine sayıları Bedir ashabı veya Talut’un nehri geçen ordusu kadar olur. Bu ordunun niteliği çok yüce olup, kendilerine katılan bir kişiden dolayı sevince kapılmazlar.

     3-) Medine’den idareciliğin getireceği vebal ve endişe ile kaçıp Mekke-i Mükerreme’ye gelir ve Mekke-i Mükerreme’de ilk biatını alır. Ona ilk biat eden kişi sayısı, beraberinde Bedir ashabı kadar kalabalıkla Kabe’ye gelen yedi salih insandır.

     “Bir halifenin ölümü anında ihtilaf olacak. (O zaman) Medine ahalisinden bir adam (Mehdi) kaçarak Mekke’ye gidecek. Mekke halkından bir kısmı ona gelecek ve (fitne çıkar korkusuyla) o istemediği halde onu evinden çıkaracaklar. Rükun ile Makam arasında ona biat edecekler. Onlara Şam ahalisinden (onları ortadan kaldırmak için) bir ordu gönderilecek. Ordu Mekke-Medine arasındaki el-Beyda’da yere batırılacaktır. İnsanlar bu (yere batırılmayı) kerameti görünce Şam’ın “ebdalı” ve Irak ahalisinin “asaibi” (velileri) ona gelip biat edecekler. Sonra Kureyş’ten dayıları Kelb kabilesinden olan bir adam zuhur eder ve (Mehdi Aleyhisselam ve adamlarına) karşı bir ordu gönderir. Ama onlar bu orduya galip gelirler. Bu ordu, Kelbi’nin ihtirasıyla çıkarılmış bir ordudur. Kelbi’nin ganimetine iştirak edemeyen zarara uğramıştır. Mehdi Aleyhisselam malı taksim eder. Halk arasında Nebi Aleyhisselatü ve’s-selam’ın sünneti ile amel eder. İslam yeryüzünde yerleşir. Yedi yıl hayatta kalır. Sonra ölür ve Müslümanlar cenaze namazını kılarlar.”

     4-) Mehdi Aleyhisselam’ın ortaya çıkacağı mekan, Ebu Davud’un rivayetinde belirtildiği üzere Mekke-i Mükerremedir. Bu konudaki diğer rivayetlerden tespit edebildiklerimizin tamamında Mehdi Aleyhisselam’ın Medine’de yaşadığı ve Mekke’yi Mükerreme’de ilk biatını alacağıdır.

     Bu netice, onun zuhur yerinin Mekke-i Mükerreme olduğunu ve Harem-i Şerifte kıldıracağı iki rekat namazdan sonra Kabe’de ilk zuhurunun başlayacağını göstermektedir.

     5-) Zuhur döneminden önce Maşrık/Doğu yönünden siyah sancaklı bir ordu çıkacaktır.

     Horasan taraflarından gelecek olan siyah sancaklı ordu tespit edebildiğimiz kadarıyla Mehdi Aleyhisselam’a Kudüs’ü hazırlayacak olan bir ordudur. Efendimiz’in (Sav) ümmetine olan düşkünlüğü sebebiyledir ki, Mehdi Aleyhisselam’ın zuhurunu, öncesi ve zuhur anları ile anlatmış olması hasebiyle, zuhurundan önce gelecek ve idaresine zemin hazırlayacak ordunun Mehdi Aleyhisselam ile alakasını bizlere vurgulamıştır.

     Nuaym b. Hammad’ın bu konudaki bir rivayetinde şöyle zikredilmiştir: “Abbasoğullarına ait siyah sancaklar çıkar. Sonra Horasan’dan yine siyah bayraklı başka bir ordu çıkar. Onların sarıkları siyah, elbiseleri beyaz olur. Onların başlarında Şuayb b. Salih Temimi bulunur. Süfyani’nin ordusunu yenerek Beyt’ül Makdis’e iner, Mehdi’nin saltanatına zemin hazırlarlar. Şam’dan üç yüz kişi ona yardım eder. Bu ordunun çıkışı ile Mehdi’ye saltanatın (idarenin) teslimi arasında yetmiş iki ay vardır.”

     Sevban Radıyallahu anh’dan rivayetle, Rasulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam şöyle buyurmuştur;

     “Sizin hazinenizin yanında üç kişi savaşır. Üçü de halifenin evladıdır. (Halifelik) bunların hiç birine nasip olmayacaktır. Sonra doğu yönünden siyah bayraklar ortaya çıkacak, hiçbir kavmin öldürülmediği şekilde sizi öldürecek.” Ravi der ki: “Sonra Rasulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam ezberde tutamadığım bir şey daha söyledi. Sonra da; “Onları görünce karın üzerinde emekleyerek bile olsa ona hemen biat edin, çünkü O, Allah’ın halifesi Mehdi (Aleyhisselam)’dır.” buyurdu.”

     6-) Zuhur döneminin bazı alametleri konu ile alakalı birçok eserde zikredilmiştir. Bu konuda Berzenci’nin el-İşa‘asını ve Sülemi’nin ikdu’d-Dürer‘ini okunması gereken başlıca eserler olarak belirtiyoruz. Mehdi Aleyhisselam’ın Mekke-i Mükerreme’de Harem-i Şerif’te ilk biatını aldıktan sonra Medine ile Mekke arasında bir ordunun çölde yere batırılması, müminlere Mehdi Aleyhisselam’ın zuhur ettiğini beyan eder niteliktedir. Bu konuda birçok rivayet vardır, bu rivayetlerden biri şöyledir;

     Ümmü Seleme (R.anh)’dan rivayetle Rasulüllah Aleyhisselatü Ve’s-selam şöyle buyurmuştur:

     “Kabe’ye bir sığınıcı sığınır. Sığınan kişinin üzerine bir birlik gönderilecek, birlik belirtilen yerden el-Beyda’ya gelince oraya batırılacaklar. Ben: “Ya Rasülallah! Onu kerih gören (kerih görerek bu sefere katılmak zorunda olan) ne olacak?” diye sordum. Buyurdu ki: “O da onlarla beraber oraya batırılacak. Ancak o kerih gören kıyamet gününde niyeti üzerine diriltilecek.” Ebu Ca’fer: “Burası Medine’nin Beydası/çölüdür.” demiştir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*